Kar, fotoğraf için hem en cömert hem en zor zemin. Her yeri aynı anda aydınlatıyor, gölgeleri yumuşatıyor; ama aynı sebeple pozlamayı şaşırtıyor ve renkleri maviye kaçırıyor.
Aşağıdakiler çekime gelmeden önce bilmeniz işe yarayacak şeyler. Bir kısmı bizim işimiz, bir kısmı sizin hazırlığınız.
Fotoğraf makineleri sahneyi ortalama griye göre ölçüyor. Kar bembeyaz olduğu için makine "burası fazla parlak" diyip pozu kısıyor; sonuçta kar gri, yüzler karanlık çıkıyor.
Çözümü basit ama elle yapılması gerekiyor: pozlama telafisi. Biz çekimde bunu zaten uyguluyoruz. Kendi telefonunuzla çekiyorsanız ekranda parlaklığı bir tık artırmanız yeterli.
Beyaz dengesi ikinci konu. Kar gölgede mavi görünüyor; düzeltilmediğinde tenler soğuk ve soluk çıkıyor. Bu düzenleme sonradan yapılıyor, çekim sırasında endişe etmenize gerek yok.
Uludağ’da kışın güneş erken çekiliyor, dağ gölgesi yüzünden ışık daha da erken düşüyor. Öğlen saatlerinde ışık dik geliyor, göz altında sert gölge bırakıyor.
14:30 ile 16:00 arası ışık yatay geliyor, kar hafif altın-mavi bir ton alıyor. Dış mekan çekimlerini bu aralığa sıkıştırmak, aynı ekiple çok daha iyi sonuç veriyor.
Kapalı ve sisli havalar çekim için kötü değil, tam tersi. Bulut dev bir difüzör gibi çalışıyor; portrelerde en yumuşak sonuçlar bu havalarda çıkıyor.
Karda en çok işe yarayan renkler koyu ve doygun olanlar: bordo, koyu yeşil, camel, siyah. Beyaz ve açık gri, karın içinde kayboluyor.
Doku, renk kadar önemli. Örgü, yün ve kalın kumaşlar karede hacim veriyor. Parlak ve naylon görünümlü kumaşlar ışığı sert yansıtıyor.
Ayakkabıyı ciddiye alın. Fotoğraf için ince ayakkabı getirseniz bile yürürken bot giyin; çekim noktasında değiştirmek birkaç saniye sürüyor, ıslanmış ayakla geçen iki saat ise tüm çekimi bitiriyor.
Yanınıza yedek çorap ve eldiven alın. Elleriniz üşüdüğünde poz vermek zorlaşıyor, bu doğrudan yüzünüze yansıyor.
Karda en iyi kareler yürürken, konuşurken ve gülerken çıkıyor. Donmuş poz kışın daha da donuk görünüyor çünkü vücut zaten soğuktan kasılmış oluyor.
Biz genellikle hareket üzerinden çalışıyoruz: yürüyün, birbirinize dönün, kar atın. Yönlendirme yapıyoruz ama poz ezberletmiyoruz.
Kısa aralıklarla ısınma molası verin. Yirmi dakika çekim, beş dakika mola düzeni hem yüz ifadesini hem de sabrı koruyor.
Soğukta batarya beklenenden hızlı bitiyor. Yedekleri iç cepte, vücut sıcaklığında tutuyoruz.
Soğuktan sıcağa girerken lens terliyor. Bu yüzden içeri girmeden önce ekipmanı çantaya kapatıyoruz; yoksa yarım saat boyunca çekim yapılamıyor.
Drone rüzgar sınırının üzerinde uçurulmuyor. Bu bir tercih değil güvenlik konusu; tipide hava çekimi programdan çıkarılıyor.
Uludağ’da çekim planlıyorsanız tarihi yazın, saat ve lokasyonu birlikte belirleyelim.
Çekim Hizmeti